Kendi bakımını kendi yapmak isteyenlerle her işi yetkili servise bırakanlar arasındaki tartışma bitmiyor. Akü bakımı söz konusu olduğunda hangi işlemin evde yapılabileceğini, hangisinin uzman eli gerektirdiğini karşılaştırmalı olarak inceliyoruz.
Kayıt tutmak da yasal ve ticari açıdan önemlidir. Yetkili serviste yapılan işlemlerin faturalandırılması, garanti kapsamının korunması ve olası bir kaza sonrası sorumluluk tartışmalarında akü bakımı ile ilgili belgelerin ispat gücünü artırır.
Araç bakımının bir kısmı tercihe bağlıyken bir kısmı mevzuatla tanımlanmıştır. Muayene sürelerinde ölçülen değerler, egzoz emisyon sınırları ve güvenlik donanımlarının çalışır durumda olması, akü bakımı konusunda göz ardı edilemeyecek başlıklardır.
İlk bakışta, onarım maliyeti yeni parçanın belirli bir oranını aştığında değişim mantıklı hale gelir. Akü bakımı için verilecek kararda aracın ne kadar süre daha kullanılacağı da belirleyici bir etkendir.
Çoğunlukla, her arızalı bileşen yenisiyle değiştirilmek zorunda değildir; bazı durumlarda onarım hem ucuz hem kalıcı olur. Karar verirken akü bakımı ile ilgili parçanın kalan ömrü, aracın yaşı ve işçilik maliyeti birlikte değerlendirilmelidir.
İlk bakışta, hibritlerde ise iki sistem bir arada çalıştığı için bazı parçalar daha az, bazıları daha çok yorulur. Akü bakımı ile ilgili planlamayı aracın çalışma mantığına göre yeniden kurmak gerekir.
İlk bakışta, bakım maliyeti üç kalemden oluşur: parça bedeli, işçilik ve varsa ek sarf malzemeleri. Bu üç kalemi ayrı ayrı sormak, servisler arasında sağlıklı karşılaştırma yapmanızı sağlar. Akü bakımı ile ilgili harcamaları yıllık bir bütçeye yaymak, ani çıkan masrafların yükünü hafifletir.
Araç altında çalışırken yalnızca krikoya güvenmek en tehlikeli alışkanlıktır; mutlaka sehpa veya takoz kullanılmalıdır. Sıcak motor parçaları, basınç altındaki hatlar ve akü bağlantıları yanık ve kısa devre riski taşır. Çalışma alanının havalandırılması, kimyasal buharların solunmasını önler.
Kişisel koruyucu ekipman ihmal edilmemelidir: eldiven, koruyucu gözlük ve kaymayan ayakkabı temel gerekliliktir. Akü bakımı konusunda emin olunmayan her adımda işlemi durdurup uzman görüşü almak en doğru davranıştır. Yangın söndürücüyü çalışma alanına yakın bulundurmak da basit ama hayat kurtaran bir önlemdir.
Garanti süresi devam eden araçlarda yetkili servis tercih etmek, garanti haklarının korunması açısından daha güvenlidir. Garantisi bitmiş araçlarda ise orijinal veya eşdeğer parça kullanan, fatura kesen ve işçilik garantisi veren özel servisler ekonomik bir alternatif olabilir. Önemli olan kullanılan parçaların üretici standartlarına uygun olmasıdır.
Kış öncesinde antifriz oranı, akü şarj durumu, silecek lastikleri ve cam suyunun donmaya karşı dayanımı kontrol edilmelidir. Lastik diş derinliği 4 milimetrenin altındaysa kış lastiği değişimi geciktirilmemeli, hava basıncı soğukla birlikte düştüğü için iki haftada bir ölçülmelidir. Far ayarı ve fren performansının kontrolü de kısalan gündüzlerde güvenliği doğrudan etkiler.}
Nemli ve tuzlu havaya sahip kıyı bölgelerinde alt takım ve karoser korozyonu daha hızlı geliştiği için pas kontrolü öne çıkar. Kışı sert geçen bölgelerde antifriz oranı, akü sağlığı ve kış lastiği hazırlığı önem kazanır. Sıcak ve tozlu bölgelerde ise hava filtresi ve klima sistemi bakımının daha sık yapılması gerekir.
Hareketsiz kalan araçta akü boşalır, lastikler tek noktadan basınca maruz kalarak yassılaşır ve fren diskleri paslanır. Yakıt deposunda yoğuşma, motor yağında ise çökelme oluşabileceğinden park süresi bir ayı aşacaksa depoyu dolu bırakmak ve el frenini çekmemek önerilir. Aracı iki haftada bir çalıştırıp kısa bir tur atmak, sistemlerin yağlanmasını ve akünün şarj olmasını sağlar.}
Bu nedenle, yolculuğunuz güvenli ve keyifli geçsin; aracınıza ayırdığınız her dakika, direksiyon başındaki huzurunuz olarak geri döner.