Sabah işe gitmek için kontağı çevirdiğinizde motorun "vır vır" edip dönmemesi, çoğu sürücünün akü ile ilk tanışma anıdır. Aslında akü, arabanın en sessiz parçalarından biridir; işini yaptığı sürece varlığını hiç fark etmezsiniz. Bozulduğunda ise aracı hiç hareket ettiremezsiniz. Aşağıda, konuya yeni başlayan birinin kafasındaki sorulara sırayla dönerek akü bakımını ve araba akü değişimi sürecini anlatıyoruz.
Akü ne yapar ki? Üç iş: motoru çalıştırırken marşa büyük bir akım verir, motor çalışmıyorken elektronik parçaları (saat, alarm, hafıza) besler, bir de alternatörden gelen dalgalı gerilimi dengeleyip elektrik sistemini korur. Yani akü tek başına değil, elektrik sisteminin bir parçası olarak çalışır — bu ayrıntı arıza aramaya çıktığınızda çok işinize yarayacak.
Yeni sürücülerin en sık sorduğu şey şu: "Bakımsız akü çabuk mu ölür?" Cevap büyük ölçüde evet. Akünün ömrünü kısaltan şeyler genelde küçük ihmallerdir: gevşek kablo başı, kirlenmiş kutup başları, sürekli yarı boş kalması.
Belirtiler çoğu zaman haftalar öncesinden gelir:
"Peki tam olarak ölçebilir miyim?" Evet. Basit bir multimetreyle kutup başları arasına bakın: motor kapalı ve bir süre dinlenmiş bir akü 12,5–12,7 V civarında olmalı. 12,2 V yarı boş, 12,0 V ve altı ciddi biçimde boşalmış demektir. Motor çalışırken ölçüm 13,7–14,4 V aralığında olmalı; bu alternatörün şarj ettiğini gösterir. Bu ölçüm çok kritik, çünkü aküyü öldüren şey bazen akünün kendisi değil, şarj etmeyen bir alternatör ya da kaçak yapan bir devredir. Elektrik sistemi bakımını anlatan sayfadaki kaçak akım kontrolü, tekrar tekrar akü değiştirmek zorunda kalan sürücüler için gerçek bir kurtarıcıdır.
Motor soğukken ve kontak kapalıyken yapabileceğiniz birkaç iş var:
"Su eklenmesi gerekmiyor mu?" Bugün satılan akülerin büyük bölümü bakımsız (kapalı) tiptir, su eklenmez. Kapakları açılabilen eski tip akülerde seviye plakaların üstünü örtecek kadar olmalı ve yalnızca saf su eklenir.
Kısa mesafeli, çok duraklı sürüşler aküyü hep yarı dolu bırakır; ara sıra 20–30 dakikalık kesintisiz sürüş iyi gelir. Motor kapalıyken müzik sistemi ve farları uzun süre açık tutmak, aküyü en çok yoran davranıştır. Uzun süre park edilecekse eksi kutbu sökmek veya akıllı şarj cihazına bağlamak mantıklıdır. Aşırı sıcak da soğuk kadar yıpratıcıdır: sıcak, içindeki sıvının buharlaşmasını hızlandırır, soğuk ise kapasiteyi geçici olarak düşürür.
Eski akünün etiketi en güvenilir rehberdir. Şu üç bilgiye bakın:
| Değer | Anlamı | Kural |
|---|---|---|
| Ah (amper-saat) | Depolanan enerji kapasitesi | Eskisinden düşük olmasın |
| CCA / A (marş akımı) | Soğukta marş çevirme gücü | Eşit veya biraz yüksek olabilir |
| Kutup yönü ve gövde ölçüsü | Kabloların yetişmesi ve yuvaya oturması | Aynı olmalı |
"Daha büyük akü daha mı iyi?" Sınırlı ölçüde. Yuvaya sığmayan ya da kelepçesi tutmayan bir akü sorun üretir; ayrıca şarj sistemi belli bir kapasite için tasarlanmıştır. Start-stop sistemi olan araçlarda ise akü tipi zorunluluktur: EFB veya AGM isteyen bir araca standart kurşun-asit akü takmak, akünün ömrünü kısaltır. Bazı araçlarda yeni akünün araç bilgisayarına tanıtılması da gerekir.
Eski aküyü çöpe atmayın; sattığınız yer geri alır, üstelik iade bedeli düşülür.
Kısa vadede evet, ama sırası önemli: